Neyse ki; Ağladım bu gece. Bağıra çağıra kusa kusa.. İçimden irin çıkardım sanki.
Peki neydi bu Aşk bu mu ? Öyle diyecek yaşayanlar, ne bekliyordun ki ? Değil diyecek yaşamayanlar bir umudu bir pembe tarafı olmalı aşkın öyle inanacaklar. Var aslında yok değil ama süresi kısa ve siz içindeyken anlayamıyorsunuz onun aşk olduğunu. Ne zaman oyundan dışarı atılıyorsunuz işte o an anlıyor insan o yaşadığının aşk olduğunu..
Dedim ya bir rüya bir yanılsama hepsi. Şimdi uyanma zamanı, biraz daha uyumak istiyoruz hepimiz 5 dk daha diye yalvaran ve okula gitmek istemeyen çocuklar gibiyiz.
Daha çok uyuyor, daha mutsuz ve daha çok sigara içiyoruz. Sanki bu acıyı çekmezsek ve onu düşünmekten vazgeçersek kendimize ihanet edeceğimizi sanıyoruz.
Oysaki ihanetin en büyüğünü yaşıyorum şu anda. Yemek yemiyor, uyumuyor ve her saniyeyi onu düşünerek geçiriyorum. Aklımdan beş dakika çıksa ya şurada da şöyle demişti ama aslında şöyle demek istemişti gibi cümleler kuruyorum. Şizofrenik bir rüya anlayacağın.
Velhasıl sevgili okuyucu; Düşmeden ayağa kalkamıyor insanoğlu.. Ama en güçlü ayağa kalma anı dibe en çok vurduğu andır derler. Dipteyim sondayım ama ayaklarımı yere hızla vuruyorum. Çünkü hayat yarınlar ile devam ediyor etmek zorunda. Güneş her sabah nasıl doğuyorsa bu karanlık gecenin de bir sabahı var biliyorum. Bunları sen de bil diye yazıyorum. Hadi kalk ayağa yarın yeni bir gün yeni bir dünya kuruluyor sokakta..
DÜŞTÜYSEK KALKARIZ


