Haberler

12 Ağustos 2012 Pazar

3.Gün Zorlanıyorum


Kayıp Gün

3.gün çok zor başladı. Bu gün daha yataktan uyanmadan annem ile babamın benim hakkımda ileri geri konuşmalarına şahit oldum. Hem kalbim çok kırık hemde sinirlerim çok gergin. Hala denizdeyiz ama şu anda denizi uzaktan seyrediyorum. Şimdi bulunduğum frekanstan yani beni mutsuz eden bu olayın içinden çıkmanın bir yolunu arıyorum, yaklaşık 1 saat oldu ama hem kırgınlığımı hem de sinirimi atabilmiş değilim. Kulaklılarimi taktım ve bangır bangır klasik müzik dinliyorum. Sky fm diye bir kanal.  Aslında şu anda en azından elimde telefonum olduğu için müzik dinleyebildigim için teşekkür edebilirim. Ha bu arada elimde bir bardak çay ve sigaram var. Bak bunlarda iyi bir şey okuyucu. Nasıl bir yerde olduğumu az sonra fotoğraflayacagım. Daha iyi daha net kareler görebilmek için kargoyu beklemek zorundayız.




 Dün sana bana  bedavaya gelen tableti anlatmıştım ya okuyucu, bak bir isteğimiz daha oldu Evrenden, tablet pc için bir de klavyeye ihtiyacımız varmiş. Çünkü şu anda bu yazdıklarını cep telefonuma kayıt ediyorum. T9 ile ne kadar blog yazabilir ki insan? Neyse bu siparişi unutturma bana da yeni ipad için bir de klavye siparişi verelim.  Şu iyi gibi dimi ? 



İki gündür harika giden motivasyon bu gün düştüğüne göre bu senin için de iyi bir şey sayılır. Nasıl baş edeceğim bu psikoloji ile onu göreceğiz. Şimdilik elimde telefon karşımda deniz, ayağımın altında toprak ayaklarım çıplak öylece sana yazıyorum. Kimsin nerdesin nerden okuyorsun bilmiyorum ama şu anda iyi ki okuyorsun. Saat sabahın 9 u ve 3. Gün için ilk yarı böyle başladı. Belki ayağımın altındaki toprak elektiriği atmama yardımcı olur.




Bu arada annem ile babamın o dehşet verici konuşmasını hayatıma ben çektim. Nerde nasıl yaptığımı bilmiyorum. Aslına bakarsan şu anda düşünmekte istemiyorum. Bak bu kadar sinirlenince küçük bir detayı yazmaya unutmuşum. Dün hani evrene deniz gözlüğünün kredi ödemesini sipariş etmiştik ya evren bana, benim için isteğin emirdir dedi ve dün gece çok iyi bildigim bir konuda benimle inatlaşan biri deniz gözlüğünün parasını kaybetti evet aynen öyle oldu. Üstelik konuda çok basit. Cep telefonuna +90 ile gelen aramalar yurtdışından mi yoksa yurt içinden mi gelir. Cevap yurt içinden. Neden deniz gözlüğü için ideaya girdik hiç fikrim yok. Sonuç? kredi kartıma olan deniz gözlüğü borcunu ödemeyi kabul etti :-) Yani evren ben doğru frekansta iken bana istediğimi verdi. Çalışma şekli pek alışık olmadığımız bir şekil ama çalışıyor işte. Bunları bile bile hala bu içinde olduğum frekanstan çıkamıyor olmak sadece verdiğim siparişlerin kargoda oyalanmasını sağlıyor:/ du bakalım çıkıcaz bu işin içinden de. 

Zaman ilerledikçe ben de yaşanan olayları düşünmek yerine kendime değişik bir uğraş aramaya başladım. Önce Biraz deniz keyfi yapıp taş falan topladım. Hala kulaklıklar kulağımda ve  dışarıdan gelecek en ufak bir sese tahammül edemiyorum. 


Bak bunları da senin için fotoğrafladım. 

Taş, toprak, deniz, hava, güneş derken vücut elektriği attı neyse ki günün kalan kısmında biraz deniz altı iyi gelir diye düşündüm. Malum deniz gözlüklerimi takıp başladım keşfe. Diyorum sana okuyucu bana fotoğraf makinesi lazım hemde en güzelinden :) Kocaman bir midye çıkardım denizin dibinden. 


Çıkardığım midyenin büyüklüğünü anlayabilesin diye içine bir de cola kapağı koydum ki gör bak başarımı okuyucu :)) 

Neyse işte çok motive edici bir gün değildi. Her ne kadar olası aksilikleri kafamdan atmaya çalışsam da çok başarılı olamadım. Bu nahoş olay yaşanınca hayatımdaki diğer olaylar ile kaygılarım da beynime üşüşü verdi.

Her şey kendi elimde ama neden çıkamıyorum bu psikolojiden :/  Bu gün yaşanmış ama zihnen kaybedilmiş bir gün olarak tarihe geçti okuyucu. Her ne kadar eğlenceli bir gün olmuş olsa da, Yürüdüğüm yolda ve yapmak istediklerim açısından kayıp bir gün. 

Umarım bu blog çok kayıp güne sahne olmayacaktır. 













Hiç yorum yok:

Yorum Gönder