Haberler

14 Ağustos 2012 Salı

5.Gün Hayat Bana Güzel

TRİLAYLAYLİİİ :)

Hep başkalarına söylediğimiz bir cümle bu sanki " Hayat sana güzel"  Bu gün bir değişiklik yaptım ve hayatın bana güzel olduğuna karar verdim.

Peki nasıl oldu bu süreç  anlatayım; 2 gündür o oldu, bu oldu, şu şunu dedi moralim bozuk falan diyerek bir türlü yükseltemediğim enerjimi yükseltme kararı aldım. Duygular bir seçimdir cümlesinden yola çıktım. Şimdi iki gün boyunca içinde bulunduğumuz duruma üzüldük, canımız sıkıldı falan ama artık yeter. E elimizden de bir şey gelmedi durumu düzeltmek için, o halde daha fazla moral bozmanın bir anlamı yok. Yolumuza devam edelim değil mi?

Yazının başlığına koyduğum trililaylayli kelimesi eski bir Ajda Pekkan şarkısının nakaratı. Merak edersin belki :)

Beni ilgilendiren kısım trililayli kısmı sözlerin gerisine katılmak zorunda değiliz..

Bu arada sakın yanlış anlaşılma olmasın bu gün iki üzücü haber aldım. Biri çok sevdiğim bir öğretmeninim vefatı diğeri ise yine sevdiğim iki insanın boşanmış olması.. Öğretmenime olan son görevimi yerine getirdim. Arkadaşımın da boşanması üzerine teselli yorumlarımı yaptım. Her iki haberi duyduğumda da üzüldüm ama dün geceden beri içinde olduğum ruh halinden çıkmak için o kadar motive etmişim ki kendimi, enerjim de gram değişiklik olmadı.

Peki ne oldu da ben böyle trilayli şarkıları söylemeye başladım ?  Bir şey olmadı. Sadece farkındalığım sayesinde içinde bulunduğum duygu durumunu değiştirmeye karar verdim ve değişti !!

Tabi oradan okuyunca çok mantıklı gelmiyor olabilir yazdıklarım, Değiş dedim değişti. Hadi ya! o kadar kolay mı ? Kolay olduğunu kimse söylemedi! Kolay değil ama istemek başarmanın yarısı diyorlar ya hep, isteyince oluyor.

Bu dışarıya çıkmaya çalışan hapis olmuş civciv fotoğrafını seviyorum. Ne zaman zor bir süreçten geçersem aklıma yumurtanın kabuğunu getiriyorum. Kabuğu kırıp dışarıya çıkmak lazım. Ama sağ ve sağlıklı olarak. Üstelik yumurta kolay kırılan bir şey. Belki de senin hayatında yaşanan ve seni karamsarlığa iten şey yumurta kabuğa kadar kolay kırılabilecek bir konudur.

Gerçi insanların sorunlarına "Aman canım bu da sorun mu?  Bak dünyada ne çok sorun var" diyen insanlardan hoşlanmıyorum. Çünkü öyle zamanlar yaşıyor ki insan oğlu burnunun ucunu görecek hali olmuyor.    Ama belki şunu tavsiye edebilirim. Şu anda canını neye sıkıyorsan, neye üzülüyorsan onu bırak ve geçmişte yaşadığın bu sorundan daha büyük olan sorunu aklına getir. Evet o zaman da üzülmüştün ama geçti değil mi ? Ee bu da geçecek o zaman.

Şimdi üzülmüştün falan yazınca aklıma ilişkilerim geldi :)) Ay sorma okuyucu bu sorunu hala çözebilmiş değilim :)) Ama umudu koruyorum ! İlişkiler konusundaki hatalarım saymakla bitmez. Olsun olsun bunu da çözeceğiz. Kendi yazdıklarımı kendim okudukça koy g*tüne rahvan gitsin gibi bir profil çıktı ortaya neyse ki konumuz bu değil.

İlişkilerimin ana teması :))

 Ne diycem okuyucu. Bir blog adı buldum kendime, hani şu gezi blogu yazayım falan deyip duruyorum ya onunla ilgili bir isim. www.....com İsmi de çok sevdim ama dur bakalım..

Bak benim hayatımı körleştiren kelime de bu "dur bakalım" kelimesi olabilir. Bu kelimeyi mercek altına alıp inceleyeceğim. Sen de düşün bakalım hayatını körelten bir kalıbın var mı ?

Ay sıkıldım bu ne böyle tavsiye blogu gibi yazılar yazıyorum. Saat 17:10 günlerden Salı içinde bulunduğum psikoloji pozitif.


Al sana bir kitap tavsiyesi daha.. Ben şimdi okumaya geçiyorum önemli kısımları not alır seninle paylaşırım yarın. Kitabın ana cümlesi yaşamınızı değiştirin HEMEN ŞİMDİ.

Yarın size ben aslında ne iş yaparım adlı makaleyi yazacağım.

Şimdilik kendine iyi davran okuyucu, ama yarına umutlu uyan ;)

Not: Yukarıdaki kitap The Secret den ayrı bir kitap ama The secret yazarlarının tavsiyesi niteliğindeymiş.














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder