Haberler

17 Ağustos 2012 Cuma

8. Gün

Nerede Kalmıştık ?

Bir yerden başladık ama kaldığımız yer meçhul.. Okuyucu benden daha umutsuz çıktı, Eee ne oldu diyen mi ararsın? Boş ver bu işleri diyen mi ararsın? Bir de bu hayatta umut satmanın kolay olduğunu söyler durular. Olayları ben yaşıyorum ama okuyucu umutsuz. Heyecan atraksiyon bekliyorsun biliyorum ama sinema filmi değil ki bu arkadaş, bildiğin hayat işte. Sen nasıl yaşıyorsan ben de senden farklı yaşamıyorum. Ama  bu yazdıklarımı bir blogda değil de her gün aynı istikrarla bir gazetenin internet köşesinde yazsam, o zaman başka olurdu fikrin.. İki tıktık bi şık şık al parayı ben de umuttan bahsederim tabi diyebilirdin. Bu arada bu iki tıktık bir şık şık dünkü Ertuğrul Özkök yazısından arak. Burada verilen mesaj dünyayı takip ediyorum falan anlamında. Aman neyse ne, Geçenlerde ben şöyle bir Alaçatı turu yapmıştım. Malum fotoğraf makinesi hala kargoda olduğundan dolayı arkadaşın fotoğraf makinesini kullanarak çektiğim bir foto var al seyreyle gözün gönlün açılsın.


İstikrarlı blog yazan insanlara hep özenmiştim, meğer bütün sorun kendim olabilmekteymiş.. Diyorum benim bloglar neden bana zevk vermiyor. Bütün sorun doğru dili bulmak ve kendin olabilmekmiş.. O zaman yazmak çok keyifli bir hal alıyor..
Okuyucum benden daha umutsuz diyorum ya. Dün gece bloga bırakılan notlardan birinden bu karikatür çıktı. Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Bırak git bu işleri sokağa at kendini diyor.


Ee ben hep sokaktaydım zaten, şimdi yeniden içeriye girdim. Ama buradan bu sefer istediğimi almadan çıkmayacağım.
Gün içinde internette gezinirken gözüme takılan bir haber vardı. İnsanların amaçları uğruna neler yapabileceğinin ilginç bir yansıması. Adam neye inanır, inancı için bu yaptığı gerekli midir, değil midir? Bu kısım beni ilgilendirmiyor. Ancak kendine edindiği amaçtan vazgeçmemek uğruna kolunu kaybetmiş olması çok tetikleyici. Ben inandığım şey için sadece blog yazıyorum. Ancak o inandığı şey için kolunu feda etmiş. O zaman vazgeçmek niye ?


Haberin detayı burada. merak edersen okursun..

Yine Aykut Ogut kitabından bir örnek vereceğim şöyle diyordu; İstanbul'dan yola çıktınız ve Ankara'ya gidiyorsunuz. gideceğiniz yol belli, km belli, hangi araçla gideceğiniz belli. Yolda durup Bolu'ya geldiğinizde yok ben vazgeçtim bu yol belli ki Ankara'ya gitmiyor o zaman geri dönelim der misiniz ? Hayır. Çünkü bilirsiniz ki o yol Ankara'ya gidiyordur ve siz gitmeniz gereken yolda ilerlerken geçirmeniz gereken vakit bellidir. İsteklerden vazgeçmekte tıpkı böyle. Gerçekleşmeyeceğini düşünmeye başladığınız an ile vazgeçme zamanınız arasında aslında çok da büyük bir fark yok. Siz isteseniz de istemeseniz de yol zaten Ankara'ya gidiyor. Ama siz Bolu da durup ben İstanbul'a geri dönmek istiyorum dediğinizde evren de size "İsteğin benim için emirdir." diyor.


Ah ne büyük yara ? ya da her şeyin ilacı. Zaman nedir? Sorusuna verilmiş o kadar çok çeşitli cevap var ki. Sadece günümüz insanlığı için en büyük zarar, zaman kavramını bankalara satmış olmamızdır. Çünkü hayatta satın aldığımız her şeyi banklar aracılığı ile satın alıyor karşılığında faiz ödüyor. Hayatlarımızı kiraya veriyoruz. Aslında hayatın içinde aceleci olma sebebimizde bu çünkü bir sonraki ödeme gününe yetişmek için koşturmak zorunda bırakılıyoruz. Sistem sistem sistem.. Bunlar kafamın içinden geçen diğer zamazingolar sana da anlatayım istedim okuyucu.. Bir işine yarar mı bilmem. benim çok işime yaramıyor farkındalık dışında.


Umutsuz okuyucum, belki de aramızdaki tek fark benim diğer akvaryuma atlamayı seçmiş olmamdır. Yarın ne olacağını bilmiyorum aslında sende bilmiyorsun.. Sadece yarın olacakları şimdiden hayal ediyorsun. Sabah kalkacağım işe gideceğim, patronla zam işini konuşacağım vs vs vs. Belkide ikimizde yarın sabah uyanmayacağız. Ya da ikimiz de uyanacağız. Tek farkla ben seçtiğim hayata uyanacağım. 


Yarından sonra bayram geliyor okuyucu. Mutlu bir bayram geçir. Boş zamanında beni gülümseyerek hatırla.. çünkü ben seni hep gülümseyerek hatırlıyorum. Bayramda belki yazamazsam bir yere kaybolma, iki satırda olsa illa kelam ederim ben buralardan.













1 yorum:

  1. Okuyucu buralarda, zira memleketinden ve yakinlarindan binlerce km uzakta evrene siparislerini geciyor ki nice onumuzdeki bayramlarda para pul icinde mutlu keyifli huzur dolu tatiller gecirsin, ama simdi de bayrami mutlu kutlu olsun sevdikleriyle birlikte herkesin ^_^

    YanıtlaSil