Dengesi bozuk insanlarız. Birimiz değil bence hepimiz :(( Umutsuz bir yazıya giriş yapmak üzereyim. Ama öyle okuyucu. Hani dün trilaylayli falan diye başlamıştık hayata dıtt dııtt dıt dıt. Meşgul sinyali arıza verdim.
Baştan alalım. Sana şimdi burada harika şeyler oldu paralar gökten yağmur gibi yağdı falan demeyeceğim. Aslında seni daha çok kendime bağlamak için (okuman için) süper cümleler kurabilirim. Gel gör ki kişilik yapım buna müsaade etmiyor işte.
Geçmişi konuşmak kimseye bir şey kazandırmadığı için bu faslı kısa keselim. Sonuç itibari ile şu anda kendime ait bir şirketim var ama her an kapatabilirim. Tv ile şirket birbirinden bağımsız oluşumlar. Aylık 250 tl kredi ödemesi olan (Sabit) ve bunun yanında bir o kadar da kredi kartı ödemesi olan bildiğin yurdum insanıyım. Her işi gücü bıraktım işte blog yazmaya başladım. Çünkü yaşamak istediğim hayat ne tv deki hayat ne de şirketin yorucu hesapları. Şirket deyince aklına öyle devasa holdingler gelmesin okuyucu. Bir küçük odadan ibaret.
Yani senin anlayacağın senden daha fazla umuda ve pozitif enerjiye ihtiyacım var. Bu kısmı geçtikten ve sen kendini daha iyi hissettikten sonra gelelim dün akşam okumaya başladığım kitabın bölümlerine. Okuya okuya profesör olup öleceğim kimseye bir faydam olmayacak :)) Bu arada bloga yorum bırakıyorsunuz çok mutlu oluyorum yazmaya devam edin lütfen.
Evet ne diyorduk okuya okuya geldiğim haliyeti ruhiyet ahanda şöyle az kaldı kanatlanacağım.
Kitap notları:
Bir yerde rutin işler yapan düzenli maaşı olan sadece evden işe işten eve gidip gelen birine şöyle deseniz. Derin nefes al ve kendini çok başarılı olarak düşün. Bunun hayalini kurmaya başla zamanla gerçekleşecek deseniz. " Saçmalık bu; düşünce gücü ile şansız olduğun gerçeğini değiştiremezsin" diyeceklerdir.
Fakat aynı insana otur, sakinleş, derin bir nefes al ve amansız bir hastalığa yakalandığını ve hayatının perişan olduğunu düşün derseniz. " Hayır asla bu şekilde düşünmeyeceğim. Eğer bunlara gerçekten yoğunlaşırsam gerçeğe dönüşebilir." diyecektir. Garip olan aynı kişinin pozitif bir şey düşünmenin saçmalık olduğunu savunması ancak negatif bir şey düşündüğünde başına geleceğine inanması.
Çekim yasasının altın kurallarından biri günbegün yasayı çalışmaktır. (ben yazıyorum sen okuyorsun çalışıyoruz yani ) Ama mühim olan burada düşünüş şeklimizi değil inanış şeklimizi değiştirmemiz gerektiğidir. Şöyle ki; Eğer ilerleyebilmek için çok çalışmalısın cümlesine inanıyorsan düşünceni değiştirmen bir işe yaramayacaktır. Ya da para kazanmak çok zor diye bir inancın varsa her gün ben para mıknatısıyım demende bir işe yaramayacaktır. Öncelikle paranın kolay kazanılan bir enerji olduğuna inanmak zorundasın. Yapman gereken tek şey yeniden büyümeyi kabul etmektir. Bu güne kadar öğrendiğin kelime havuzundaki cümleleri yeni cümlelerle değiştirmelisin. Hayat çok zor yerine Hayat harika ve çok keyifli demekle başlayabilirsin.
Harika hayat deyince aklıma hep yogo yapan kadınlar geliyor ben de mi başlasam acaba ?
1) Yoksul olmak günahtır.
2) Zengin olmak her insanın görevidir. Bunlar hakkında düşünmenizi tavsiye etmiş kitap.
İlk 100 sayfanın en çarpıcı kısımlarından biri de şuydu : Ne kadar para istiyorsun ? Daha fazla istiyorum demek yeterli değildir. 5 dolarda fazladır. Ne kadar fazla? Rakamsal kararlar verin. detaya inin. Ciddi şekilde kazanma kapasitenizden daha fazlasını kazanmayı istemeyeceksiniz... Fakat, onu kazanmak gerekliliğini unutmama bilgeliğine erişeceksiniz.
İlk bu kitapları ne zaman okumaya başladım ben diye merak ediyordum ki, dün gece kitabın bu rakam belirleme kısmını okuduğumda banka cüzdanıma yaptığım müdahale geldi aklıma. 2007 de bir rakam belirlemişim ben zaten. Ama banka cüzdanını arayıp bulmak o kadar çok zamanımı aldı ki bırak inanmayı yerini bile unutmuşum.
Bu gün blogu biraz geç bitirdim saat 23.10 belki de sen yarın sabaha okursun.. Neyse işte bu günde böyle geçti iyi bak kendine okuyucum. Yarın sana bu gün olan küçük bir gelişme anlatacağım. İnternet üzerinden nasıl para kazanacağım adlı girişimlerimi de yarın anlatırım :)
Not: Şimdilik bildiğim bir kazanma yolu yok bakacağız işte..






Vov, yayinladiktan 10 dk sonra okumusum bile, gunden gune "arkasi yarin" tadinda bi bagimlilik haline donusmeye basladi yazilarin..Adim adim turnayi gozunden vuracak mi bakalim blogu..:P Devammm:)
YanıtlaSilGame of turna :)
Silyoga konusunda sana söyleyebileceğim tek şey "düşünme, sadece yap!" :)
YanıtlaSil