Haberler

7 Aralık 2012 Cuma

Aslında Giden Erkek Yoktur

İnsan oğlu çok gelgitli bir varlık.. İçinden çıkamadığı her günü, başka bir dünya ilan ediyor anladığım kadarıyla.. Sıkılıyor, üzülüyor sonra kendi duygu boşluklarına anlamlar yükleyip adına birden AŞK deyiveriyor.

- Ama ben onu çok sevdim. Oysa, beni hiç sevmedi. Seviyor gibiydi.  Birden bire neden gitti ?

Bu soruların hiç biri ikili ilişkilerimizi düzeltmeye yaramıyor. Kadın ve erkek denilen iki ayrı dünya insanı birbirinin enerjisini yemeğe devam ediyor.. Aslında çözüm basit ve cevap içimizde bir yerde..

Bu bloga ilk başlarken çekim yasasının nasıl işlediğini ve gün be gün başıma gelen olayları anlatmak için başlamıştım.. Sonra herkes gibi savruldum. Çünkü kendimle baş edemiyorum.  Duyguları pozitife dönüştürmek konusunda yeterince uzman mı değilim ? Yoo yoo bu işin bir uzmanlığı yok ki ? Sistem basit. Öfkeli misin aç bir müzik dinle. Canın mı sıkkın güzel şeyler düşünmeye başla.. Şuncacık basit bir kuralı bile beceremiyorum. NEDEN ? Çünkü kendimle baş edemiyorum.

Neyse ki bu günlerde içinden çıkamadığım Aşk olgusuna ait bir kitap geçti elime. Allahtan kitap okuyabiliyorum okuyucu.. Yoksa halim nice ? Seda Diker " ASLINDA GİDEN ERKEK YOKTUR"  Kitap kapağına aldanıp size aşk hakkında küçük tüyolar vereceğini hayal etmeyin derim. İlk başa birinci güne geri dönmem gerektiğini hatırlattı bana kitap.


Blogun daimi okuyucuları bilerler nasıl sağa sola savrulduğumu.. Artık kendimi toplamalıyım. Hedefe kitlenme vaktinin geldiğini bana hatırlattığı için Seda Diker'e teşekkürler..








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder